Kalite Güvence Sistemleri

Kalite Güvence Sistemleri

Kalite Güvence Sistemleri ve Kuruluşlarda Kalitenin Yükseltilmesi

Kalite Güvence Sistemlerinin etkin uygulanabilmesi için ilk çalışandan itibaren kalite faaliyetlerinin uygulanması gerekliliği uluslararası çevreler tarafından sürekli vurgulanır “Quality in the first person”. Bu cümlenin ne anlama geldiğini anlamak için kalitenin tarihçesine bakmak gerekebilir. Biz daha çok kalite bilincinin nasıl iyileştirilebileceği ve Kalite Güvence Sistemleri uygulayan kuruluşların neler yapmaları gerektiği üzerinde durmak istiyoruz.

Çoğu yönetici çalışanlarını teşvik etmek için farklı yaklaşımlar uygular. Bu yaklaşımların gerçekliği ve etkinliği bazen kuşku yaratmakta ve birtakım çevrelerde kuşku yaratmaktadır. Çalışanlara ekip çalışmasının aşılanması, inisiyatif alabilmenin önemi, şeffaflığın sağladı faydaların aktarılması yerine çoğu yönetici içinde korku, tehdit barındıran çalışanlara ve kuruma zarar verici reaktif çalışma kültürü oluşturulmaya çalışılmaktadır. Çalışma yaşamım boyunca Kalite Güvence Sistemlerinin etiğine ve amacına zarar veren bu tür faaliyetler ile birçok kez karşılaştım.

Gerçek Dünya ve Kalite Güvence Sistemleri

Gerçek dünyada iş aksaklıklarını bir üst yöneticinize raporladığınızda azar işitebilirsiniz. Yada üretim bandında işinizi dikkatlice yürütürken yavaşlığınız diğer yöneticilerin dikkatini çektiğinde bırak barçalar bozuk gelsin, boş ver işi yavaşlatma gibi davranışlarla karşılaşıldığını hepimiz biliyoruz. Başka bir örnek daha verelim. Bir otomotiv parça üreticisinin ürünleri müşterisi tarafından geri çevriliyor ve yetkililer konuyu acil olarak araştırmaya başlıyor. Ekip kök nedenleri belirleyerek fabrika müdürüne iletiyor. Fabrika müdürü kök nedenlerin ortadan kaldırılması için gerekli aksiyonları başlatıyor ve aksaklıklar ciddi oranda azaltılıyor. Ertesi gün kök neden ile ilgili önerileri veren kişi şefleri tarafından tehdit ediliyor ve üretim mühendisine öneri vermekle suçlanıyor. Akabinde kendisi kalite ile ilgili işlere burnunu sokmamak konusunda uyarılıyor.

Eminim ki hepiniz kendinizi benzer durumların içinde zaman zaman görmüşsünüzdür.

Deming’e göre korku mutlaka azaltılması gereken bir konudur. Aynı zamanda işyerlerinde uygulanan yoğun kontrollerin azaltılması gerekir çünkü Kalite Güvence Sistemleri çalışanların katılımını, inisiyatif ve yetki vermeyi teşvik eder. Çoğu işyeri halen elinde balyoz varmış gibi davranan şeflerle doludur. Bu şefler halen çalışanları ürküten kriz yaratan çalışma üslubunu sürdürmektedirler.

Sonuç olarak işyerlerinde Kalite Güvence Sistemleri uygulanıyor olsa da kurumlar çalışanlarına verdikleri taahhütleri yerine getirmemektedirler. Bu yolla yaratıcılığı arttıran işbirliği zarar görmektedir. İşbirliğinin zarar görmesi neticede işverenleri etkilemektedir. Kalite çalışanları morallarini bozmamalıdır. Bizler korkusuzca çalışma ortamlarındaki kalite dönüşümünü teşvik etmeliyiz.

 

 

 

Paylaş, çoğalsın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir