İnovasyon ve Yaratıcılık

İnovasyon ve Yaratıcılık

İnovasyon, Kuruluşunuzda Gelgitlerin Değiştirilmesi

İnovasyon Uygulamalarında Global Trendler

 

İçinde bulunduğumuz dönem global değişim için çok uygun bir süreçtir. Global Pazar Çin, Hindistan, Singapur, Güney Kore ve Tayvan’nın uyguladığı yükselen etki ile sürekli olarak değişmektedir. Özellikle teknolojilerdeki dramatik değişim, dijitalleşme günlük yaşantımızı kolaylaştırmaktadır. Teknoloji insanlar daha uzun yaşamalarına imkan vermekte ve toplumların yaşlanma faktörünü ortaya çıkarmaktadır. Değişimin diğer bir faktörü ise teknolojinin olumsuz etkileridir. Çünkü dünyamızı ve vücutlarımızı çeşitli toksinlerle zehirliyoruz. Bu faktör çoğu zaman global ısınma kavramı ile basitleştirilerek yorumlanmaktadır ancak bu faktör insanlık ve dünya için oldukça tehlikelidir. Bu noktada Darwin’in sözlerini hatırlamak gerekir;

“Ne en güçlü varlık ne de en zekisi hayatta kalmayacaktır. Hayatta kalacak olan değişime ayak uydurabilen olacaktır.” Günümüzde bu değişime inovasyon ile cevap vermekteyiz.

Gelişimin Gel Gitleri

Dünya Ekonomi Forumu 2013-2013 Global Rekabet Raporu değişimlerin ulusları nasıl etkilediğini göstermektedir. Rapor 12 Seviyede veya gel gitte global rekabete temel olan global rakabet endekslerini sunmaktadır. Global rekabet ülkelerin altyapı, enstitü, eğitim ve finansal pazar gelişimi ihtiyaçları ile başlar. Raporun en üst seviyesinde inovasyona değinilmektedir. İnovasyon başlığı içerisinde teknoloji konusu yoğunlukta geçmektedir. Özellikle teknoloji alanında inovasyonun kopyalanmasının zorlukları dile getirilmektedir. Özellikle patentler ile korunan teknolojilerin kopyalanması güç hale gelmiştir. İnovasyonun ince ancak gerekli olan noktası sunulan ürün veya hizmetin üretim veya sunum süreçlerinin yeterliliğidir. Dünya Ekonomik Raporu organizasyonlar için inovasyonun gerekliliği konusuna vurgu yapmaktadır. Kuruluşlar rekabetçi olabilmek için teknolojik ürünler ve prosesler geliştirmek zorundadırlar. Bu nedenle enstitü ve endüstriler işbirliği yapmak durumundadırlar.

 

İnovasyon ve Yaratıcılık

İnovasyon ve Yaratıcılık Kültürü Organizasyon İçerisinde İnsanların Bilinçaltına Gömülü Hafızadır.

Japonya’nın İnovasyon ve yaratıcılık alanındaki başarısı organizasyonel Arge yatırımlarının meyvesidir. Ayrıca ülkede güçlü bir çalışma etiği vardır ve toplum birbiri ile kenetlenmiş bir yapı oluşturmaktadır. Bilimadamları ve mühendisler sayısal olarak yeterli miktarda olmakla beraber farklı endüstrilere kanalize olmuşlardır. Kişi başına düşen patent sayısı Japonyada oldukça yüksektir. Tüm bunlara karşın Japonya ekonomik zayıflıkları sebebiyle geri planda tutulmaktadır. Japonya’nın bütçe açığı global ölçekte ikinci sıradadır. Bu arada mühendisliği ile ün salmış olan Almanya Japonya’ya yetişmektedir. Almanya’nın Japonya’ya yetişmesinin en önemli sebebi güçlü enstitülerin varlığı ve Arge araştırmalarının etkinliğinden kaynaklanmaktadır. Almanlar aynı zamanda güçlü çalışma etikleri ile tanınırlar. Büyük ölçekli firmalar arasında ucuz pazar hakimiyeti konusunda lokal rekabet bulunmaktadır. Almanya’nın başarısına ilave olarak Avrupa’nın başarısı İsviçre, Finlandiya, İsveç ve Hollanda gibi ülkelerden kaynaklanmaktadır. Bu ülkelerin hemen hemen hepsinin nüfusu on milyonun altında olmakla beraber merkezi organizasyonlar fikirleri paylaşmaktadırlar. Örneğin Finlandiya’da iş çevreleri üniversiteler ile sıkı işbirliği yürütmektedirler ayrıca beş milyonluk ülkede hemen hemen herkes inglizce konuşmaktadır. Bu farklılıklar onlara global oyuncu olma imkanı vermektedir.

Amerika’nın inovasyon ve yaratıcılık alanındaki düşüşü bundan on yıl önce başlamıştır. 2011 ve 2013 yılları arasında Amerikanın inovasyon matrisindeki yeri dörtten yedinci sıraya gerilemiştir.

Birleşik krallık ise onikinci sıradan dokuzuncu sıraya yükselmiştir. Görünüşe göre üniversiteler ile iş çevreleri arasında olumlu işbirliği çalışmaları yürütülmektedir. Diğer bir önemli husus ise mühendis ve patent rakamlarının belirgin olarak artış göstermesidir.

Kanada’ya bakıldığında ise on dörtten yirmi birinci sıraya gerileme dikkat çekmektedir. Araştırma enstitüleri ile endüstri ilişkileri arasında kötüleşme ile organizasyonel Arge yatırımlarında azalma gözlemlenmektedir.

Bu noktada Çin ve Hindistan’ın etkilerine bakmak önemlidir. Bu iki ülke henüz inovasyon önderliğinin ilk evrelerindedirler. Çin inovasyon matrisinde otuzuncu sıradadır ancak artan hükümet desteği inovasyonu geliştirmektedir. Arge yatırımlarının az olmasına karşın Çin her yıl binlerce mühendis mezun etmektedir.

 

Paylaş, çoğalsın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir