ISO 45001

ISO 45001
ISO 45001

 

ISO 45001

 

Significant changes to OHSMS requirements

 

 

There are a number of areas where the requirements in ISO/DIS 45001 represent a significant departure from those set out in OHSAS 18001 and Annex SL. These include the following key changes:

 

  • Increased emphasis on worker participation and the inclusion of explicit requirements

for involving workers’ representatives in organizational decision making.

 

 

  • Complex planning requirements that would replace Annex SL’s risk-based thinking approach with requirements to control every risk and opportunity.

 

 

Lack of clarity related to riskbased thinking requirements

 

There’s been a great deal of discussion about the new risk-based thinking requirements in ISO 9001:2015 and ISO 14001:2015. The issues related to Handling “risks and opportunities” in these standards are also present in ISO/DIS 45001.

 

Section 6 of ISO/DIS 45001 is long and disjointed, and many new subclauses were added. This has led to a lack of clarity about what is actually required.

 

Risk Based Thinking and Risk Based Auditing

 

risk-based-auditing
risk-based-auditing

One of the benefits of risk based audits that had been introduced since 2011 is to unlock the hidden risks that couldn’t be identified by the organization itself and monitoring of the current risk treatments.

But the auditor may fail to identify significant risk, or may identify a risk that is not important, because the auditor’s evaluation mainly depends on samples, therefore that would involve a sampling risk.

The new ISO 9001:2015 incorporated Risk Based Thinking to the quality management system in the very beginning, during the planning stage, so all risks and opportunities associated with the organization’s context and objectives are identified, analyzed, treated and monitored a head of time.

The internal or external auditor is not solely responsible for this anymore, but the organization leadership and every process owner too.

This is how Risk Based Auditing and Risk Based Thinking will go hand in hand, and I’ve devoted the rest of the article to show how to do this without being overwhelmed by the risk management jargon.

 

Call Center Customer Service

Call Center Customer Service
Call Center Customer Service

 

 

Call Center Customer Service

 

 

Theory of constraints boosts call center customer service, operational efficiency

 

Theory Of Constraints

 

  • To combat high levels of customer dissatisfaction, staff turnover and operational ineffi ciencies, call centers can benefi t from using the theory of constraints (TOC).
  • TOC is a management method that helps call centers reduce waste, and identify and resolve bottlenecks that prevent them from

 

Identify the system’s constraints

Decide how to exploit the constraint.

Subordinate the whole system to the

Bottleneck

Alleviate the bottleneck.

Reevaluate the constraint.

Enerji Sektörünün Geleceği

 

Enerji Sektörünün Geleceği
Enerji Sektörünün Geleceği

 

Enerji Sektörünün Geleceği

Yakın gelecekte birincil enerji kaynaklarının tükenmesi veya giderek artan enerji gereksiniminin karşılanamaması, bilinen mevcut kaynaklar yanında; yeni, temiz ve tükenmez

(yenilenebilir) enerji kaynaklanan da yönelmeyi zorunlu kılmaktadır. Ancak tüm bunların istenilen boyutlarda gerçekleştirilmesi, bu alanlara hızla ekonomik ve teknolojik yatırımların yapılmasıyla mümkün olacaktır.

Enerji alanında gelecekte yaşanacak en önemli değişim sürdürülebilir kaynaklara dönüşüm, verimliliğin arttırılması, çevre zararının en aza indirilmesi olarak öngörülmektedir. Bu bağlamda ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi başta olmak üzere enerji alanında faaliyet gösteren şirketlere rehberlik edecektir. Standartların son versiyonlarında uygulanan temel değişiklikler dikkate alındığında (Süreç Yönetimi, Risk Yönetimi) öngörülerinin örtüştüğü görülmektedir.

Sürdürülebilir kaynaklara dönüş olarak akıllı şehirlerin kurularak şehirlerde kullanılan enerjinin maliyeti düşük ve sürdürülebilir kaynaklardan elde edilmesi uygulamalarına geçiş yavaş yavaş başlamıştır. Sanayide ise benzer çalışmalar yürütülmektedir. Kuruluşlar ve otoriteler bu kapsamda maliyet, sürdürülebilirlik, çevre faktörlerini göz önünde bulundurmaktadırlar. Özellikle dünya üretiminin merkezi olan Çin enerji geliştirmelerinde önemli çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda gereken iyileştirmeler yapılmadığı durumda Çin çok yakında ihtiyacı olan çevreye duyarlı ve ekonomik enerjiyi sağlayamaz konuma gelecektir. Bu nedenle Çin hem sürdürülebilir hem de erişimi kolay enerji kaynaklarına yönelmiştir.

Avrupa ve Amerika’daki duruma baktığımızda paralel gelişmeler yürütüldüğünü görürüz. Özellikle kuzey Avrupa enerji ihtiyacının %70inden fazlasını sürdürülebilir yöntemlerden karşılamaktadır. Kanada ve Amerika ise enerji maliyetlerini ve sürdürülebilirliği sağlamak adına bilimsel ve Operasyonel tüm kaynakları seferber etmiş durumdadır. Son zamanlarda petrol stok ve fiyatlarında yaşanan gelişmeler Amerika’nın bu konudaki uzun vadeli plan ve hedeflerini göstermektedir.

 

Eğitim Sektörünün Geleceği

egitim-sektorunun-gelecegi
egitim-sektorunun-gelecegi

Eğitim Sektörünün Geleceği

 

Amerikan Kalite Derneği ASQ her yıl The Future of Quality Raporu yayınlamaktadır. Bu rapor bir önceki yıla dayalı bilgi, sonuç ve raporlar ve sonraki yıllara dair öngörüler içermektedir. Raporda ayrıca temel sektörlere yönelik uzman görüş ve beklentilerine yer vermektedir. Temel sektörler içinde bulunduğumuz dönemi etkileyen ve geleceğe yön vermekte olan alanları içermektedir. Eğitim, sağlık, bilişim, enerji, savunma ve havacılık, uzay, otomotiv sektörleri bu alanlardan bazılarıdır.

2015 Yılı raporu eğitim sektörünün önemli değişikliklere uğrayacağını göstermektedir.

 

Raporda vurgulanan en önemli konu teknoloji çağının hızı, getirdiği yenilikler, bilgiye erişimin kolaylığı, sınırların ortadan kalktığı olgusudur.

 

Klasik sistemde bilgi kütüphane ve okullarda edinilirken günümüz koşullarında bilgi her yerdedir. Dolayısıyla bilgiye erişim için okul binalarına ihtiyaç olmadığı vurgulanmaktadır. Buna rağmen ebeveynlerin çalışma sebebi nedeniyle eğitimin okul binalarında sürdürüleceği belirtilmektedir. Yine de bu sistemi şimdiden değiştirmiş olan bazı okullar mevcuttur (Khan Okulları).

 

Diğer konu öğrenme alanında bilimsel araştırmalar ışığında artık kişisel özelliklere uygun eğitim sistemlerinin tasarlanması ihtiyacı gerekliliğidir. Yeni nesil araştırma ve öğrenmeye açık, özgür düşünen bir kitle olarak görülmektedir.

 

Okullar ise içinde barındırdığı kurallar ve hiyerarşi sayesinde özgürlüğü kısıtlamakta ve motivasyonu olumsuz etkilemektedir. Ünlü eğitim profesörü Sir Ken Robinson eğitimin öğrencileri sadece bir sonraki okula hazırladığı ve tamamen üniversite profesörleri yetiştirmeye odaklı çalıştığını vurgulamaktadır. Matematik, Fen dersleri zayıf öğrenciler her ne yetenekleri olursa olsun başarısız olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle yeni eğitim sistemi yaratıcılığı öne çıkaran ve kişinin farklı yeteneklerine hizmet edebilecek şekilde tasarlanmalıdır. (Sir Ken Robinson). Kalite Yönetim Sistemleri dikkate alındığında ISO 9001 Standardının 5.4 Maddesi (Kalite Yönetim Sisteminin Planlanması) tam olarak bu konuya işaret etmektedir. Ayrıca yaratıcı düşüncenin desteklenmesi için ISO 10018 Inovasyon Standardı ISO 9001 temel maddeleri baz alınarak tasarlanmıştır.